İzafe, en temel anlamıyla bir şeyi başka bir şeye veya kişiye bağlama, mal etme, yakıştırma ya da ekleme anlamına gelir. Kelime Arapça kökenlidir ve Türkçede daha çok “izafe etmek” biçiminde kullanılır. Sözlük kaynaklarında kelimenin “bir şeye veya kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma” ile “katma, ekleme, ilave etme” anlamları öne çıkar.
Daha basit bir ifadeyle izafe, bir özellik, durum, başarı, hata veya düşünceyi başka bir kişi ya da durumla ilişkilendirmek anlamına gelir.
Örneğin:
“Bu başarıyı yalnızca şansa izafe etmek doğru değildir.”
Bu cümlede başarının şansa bağlanması veya başarının nedeninin şans olarak gösterilmesi anlatılmakta.
İzafe Etmek Ne Demek?
İzafe etmek, bir şeyi başka bir şeye bağlamak, yüklemek, mal etmek veya atfetmek anlamında kullanılan bir ifade. Bunun yanında “katmak, eklemek, ilave etmek” anlamında da kullanılabilir.
Günümüz Türkçesinde “izafe etmek” yerine çoğu zaman şu ifadeler tercih edilir:
- Atfetmek
- Bağlamak
- Mal etmek
- İlişkilendirmek
- Yakıştırmak
- Eklemek
Örneğin, “Ona böyle bir düşünce izafe etmek haksızlık olur.” cümlesinde kişinin aslında ifade etmediği veya sahip olmadığı bir düşüncenin ona mal edilmesi anlatılır.
İzafe Kelimesinin Kökeni Nedir?
İzafe kelimesi Arapça kökenli. Türkçeye Arapçadaki “iżāfe” sözcüğünden geçmiş. Kelimenin temelinde ekleme, bağlama ve bir şeyle başka bir şey arasında ilişki kurma anlamları bulunur. Bu nedenle kelimenin farklı alanlardaki kullanımlarında da genel olarak “bir şeye bağlama veya ilişkilendirme” düşüncesi korunur.
İzafe Kelimesi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
Kelimenin anlamını daha iyi anlayabilmek için birkaç örneğe bakalım:
“Yaşanan bütün sorunları ekonomik koşullara izafe etmek doğru olmaz.”
Burada sorunların ekonomik koşullara bağlanmasından söz edilir.
“Bu başarının tamamını tek bir kişiye izafe edemeyiz.”
Başarının yalnızca bir kişiye mal edilemeyeceği ifade edilir.
“Kendisine izafe edilen sözleri kabul etmedi.”
Kişi, kendisine atfedilen veya kendisine ait olduğu öne sürülen sözleri reddetmektedir.
“Sanatçıya izafe edilen eserlerin bir kısmının ona ait olmadığı ortaya çıktı.”
Bazı eserlerin yanlış biçimde o sanatçıya ait olduğunun düşünüldüğü anlatılmaktadır.
Hukukta İzafe Ne Demek?
İzafe kelimesi hukuk dilinde de kullanılmakta. Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “izafe” için zammetmek, katmak ve karıştırmak karşılıkları verilmekte.
Hukuki ve akademik kullanımlarda ise kelime, bağlama ve nispet etme anlamlarıyla farklı kavramların içerisinde görülebilir. Örneğin bazı hukuk çalışmalarında bir hukuki işlemin sonuçlarının gelecekte belirli bir zamana bağlanması “geleceğe izafe” veya “zamana izafe” kapsamında ele alınmakta. Dolayısıyla hukuk metinlerinde kelimenin anlamını belirlerken kullanıldığı cümlenin ve hukuki kavramın tamamını değerlendirmek önemli.
İzafe ile Atfetmek Aynı Şey mi?
“İzafe etmek” ve “atfetmek” birçok cümlede birbirinin yerine kullanılabilir.
Örneğin:
“Başarıyı onun yeteneğine izafe etti.”
ile
“Başarıyı onun yeteneğine atfetti.”
cümleleri büyük ölçüde aynı anlamı taşır. Her iki kullanımda da bir sonucun veya özelliğin belirli bir kişiye ya da nedene bağlanması söz konusu.
Bununla birlikte izafe kelimesinin ekleme ve ilave etme anlamı da bulunduğundan her kullanımda “atfetmek” sözcüğüyle birebir aynı anlama gelmeyebilir.
İzafe, İzafi ve İzafet Arasındaki Fark Nedir?
Bu kelimeler birbirine benzediği için zaman zaman karıştırılabilir. İzafe, bir şeyi başka bir şeye bağlama, mal etme veya ekleme anlamına gelir. İzafi ise “göreceli, bağıl” anlamında kullanılan farklı bir kelime. Örneğin “Güzellik izafi bir kavramdır.” denildiğinde güzellik anlayışının kişiden kişiye değişebileceği anlatılır.
İzafet ise özellikle eski dilde ve dil bilgisi terminolojisinde bağlantı, tamlama veya ilişkilendirme anlamlarında karşımıza çıkabilir. Bu nedenle izafe ile izafi aynı kelime değildir ve cümle içerisinde farklı anlamlarda kullanılır.








