Kitaplarda Gizlenen Kelimeler #5: "Kesafet" Ne Demek?

Kitaplarda Gizlenen Kelimeler #5:

 

     Metinlerde sisin, karanlığın, sessizliğin ya da oda içindeki o ağır duygu yükünün iyice çöktüğü anları tasvir ederken yazarların en sevdiği kelimelerden biridir kesafet. Okuyucuya sadece bir görüntü değil, adeta dokunulabilecek kadar ağır bir atmosfer hissettirir.

 

Peki, edebiyat dünyasının bu yoğun kelimesi tam olarak ne anlama geliyor?

 

Kesafet Nedir?

 

Arapça kökenli bir kelime olan kesafet; yoğunluk, koyuluk, sıkılık veya saydam olmama hali demektir. Günlük dilde pek kullanılmasa da fiziksel ve ruhsal "yoğunlaşmaları" ifade eder.

Sıfat hali olan kesif ise yoğun, koyu, sıkı anlamındadır. Edebiyatta hem somut maddeler (sis, duman, karanlık) hem de soyut durumlar (hüzün, sessizlik, gerilim) için sıklıkla kullanılır.

 

 

Edebiyatta Nasıl Karşımıza Çıkar?

 

Yazarlar, ortamdaki havanın veya hislerin iyice ağırlaştığı kırılma noktalarında bu kelimeye sığınırlar:

 

    "Salondaki o gergin sessizlik, dakikalar geçtikçe yerini kaçınılmaz bir kesafete bırakıyordu."

    "Gecenin kesif karanlığı içinde, sokak lambasının cılız ışığı bile kaybolup gitmişti."

 

Kesafet; yüzeysel bir durum değil, ortamın veya hissin iyice demlenip ağırlaşması halidir.

 

Bir romanda "odadaki kesafet" veya "kesif bir keder" tamlamasını okuduğunuzda; orada artık havanın bile ağırlaştığını, kelimelerin dökülmekte zorlandığı o yoğun anın yaşandığını hatırlayın. Bazen tek bir kelime, koca bir odanın atmosferini sırtlayabilir...

 

Önceki Haber Kitaplarda Gizlenen Kelimeler #4: "Müptela" Ne Demek?
Sonraki Haber Kitaplarda Gizlenen Kelimeler #6: "Mütebahhir" Ne Demek?
Benzer Haberler