Kolloidal sistemlerde parçacıklar çıplak gözle kolaylıkla fark edilemeyecek kadar küçük. Ancak bu parçacıklar gerçek bir çözeltide olduğu gibi moleküler düzeyde tamamen çözünmüş olmak zorunda değil. Bu nedenle kolloidler, çözeltiler ile daha büyük parçacıklara sahip süspansiyonlar arasında düşünülebilecek özel sistemler.
Kolloidal Nedir?
Kolloidal terimi, bir maddenin çok küçük parçacıklar hâlinde başka bir ortam içerisinde dağılmış olması durumunu tanımlamak için kullanılır.
Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği'nin (IUPAC) tanımına göre kolloidal durumdaki parçacıkların karakteristik boyutları yaklaşık 1 nanometre ile 1 mikrometre aralığında olabilir. Bu sınırlar kesin ve değişmez değerler olarak değil, kolloidal sistemleri tanımlamaya yardımcı olan yaklaşık ölçüler olarak değerlendirilir.
Bir kolloidal dispersiyonda çok küçük parçacıklar, kendilerinden farklı özelliklere veya fiziksel duruma sahip sürekli bir faz içerisinde dağılmış durumda.
Basit bir ifadeyle:
Kolloidal = Çok küçük parçacıkların başka bir ortam içerisinde dağılmış hâlde bulunmasıyla ilişkili yapı veya durum.
Kolloid Ne Demek?
“Kolloidal” kelimesini anlamak için öncelikle kolloid kavramını bilmek gerekir.
Kolloid, bir maddenin başka bir madde içerisinde çok küçük parçacıklar hâlinde dağıldığı sistemleri ifade eder. IUPAC da “kolloid” terimini kısaca “kolloidal sistem” ile eş anlamlı olarak tanımlar.
Kolloidal karışımlar ilk bakışta homojen görünebilir. Ancak mikroskobik ölçekte incelendiğinde farklı fazlardan meydana geldikleri anlaşılabilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın kimya kaynaklarında da kolloidler, bir maddenin başka bir madde içerisinde gözle seçilemeyecek kadar küçük tanecikler hâlinde dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlar şeklinde açıklanmakta.
Kolloidal Sistem Nasıl Oluşur?
Bir kolloidal sistem temel olarak iki bölümden oluşur:
Dağılan faz, sistem içerisinde çok küçük parçacıklar hâlinde bulunan madde.
Sürekli faz veya dağıtıcı ortam ise bu küçük parçacıkların içerisinde dağıldığı ortam.
Örneğin küçük sıvı damlacıklarının başka bir sıvının içerisinde dağılması, katı parçacıkların sıvı içerisinde bulunması veya sıvı damlacıklarının gaz içerisinde dağılması farklı kolloidal sistemlerin ortaya çıkmasını sağlayabilir.
Bu nedenle kolloid kavramı yalnızca sıvılar için kullanılmaz. Katı, sıvı ve gaz fazlarının farklı kombinasyonlarından çeşitli kolloidal yapılar meydana gelebilir.
Kolloidal Karışım Örnekleri Nelerdir?
Kolloidal sistemler aslında günlük yaşamın birçok alanında karşımıza çıkar. Süt, sis, duman, mürekkep, bazı boyalar ve jeller kolloidal sistemlere verilebilecek yaygın örnekler arasında.
Örneğin siste çok küçük sıvı damlacıkları havada dağılmıştır. Duman ise gaz ortamında bulunan küçük katı parçacıkları içerebilir. Bazı jellerde ise sıvı, üç boyutlu bir yapı içerisinde tutulur.
Dolayısıyla “kolloidal” ifadesi tek bir madde türünü değil, maddelerin belirli ölçekte dağılma biçimini anlatır.
Kolloidal ile Çözelti Arasındaki Fark Nedir?
Kolloidal sistemlerle gerçek çözeltiler birbirine karıştırılabilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, kolloidal sistemlerin de çıplak gözle bakıldığında oldukça homojen görünebilmesi.
Ancak gerçek çözeltilerde çözünen madde molekül veya iyon düzeyinde dağılır. Kolloidal sistemlerde ise dağılan birimler daha büyük yapılardır.
Bu farkın anlaşılmasını sağlayan özelliklerden biri Tyndall etkisi.
Kolloidal parçacıklar üzerlerine gelen ışığı farklı yönlere saçabilir. Bu nedenle uygun koşullarda kolloidal bir ortamdan geçen ışık demetinin yolu görülebilir. Gerçek çözeltilerde ise aynı seviyede ışık saçılması görülmez.
Kolloidal ve Süspansiyon Aynı Şey midir?
Hayır. Kolloidal sistem ile süspansiyon aynı kavram değil.
Süspansiyonlarda bulunan parçacıklar genellikle daha büyüktür ve zaman içerisinde yer çekiminin etkisiyle çökelme eğilimi gösterebilir. Kolloidal sistemlerdeki parçacıklar ise çok daha küçük ölçekte.
Bu nedenle bir bardak çamurlu su ile kolloidal yapıdaki bir sistem aynı özellikleri göstermez. Her ikisinde de bir maddenin başka bir ortamda dağılması söz konusu olsa da parçacık boyutu ve sistemin davranışı farklı.
Kolloidal Madde Ne Demektir?
Günlük kullanımda “kolloidal madde” ifadesi, çok küçük parçacıkların bir ortam içerisinde dağılmış hâlde bulunduğu ürün veya sistemleri tanımlamak amacıyla kullanılabilir.
Örneğin “kolloidal altın” veya “kolloidal gümüş” gibi ifadelerde metal parçacıklarının bir sıvı ortam içerisinde çok küçük boyutlarda dağıldığı sistemlerden söz edilir.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir ürünün “kolloidal” olarak tanımlanması, o ürünün otomatik olarak sağlık açısından faydalı, güvenli veya tedavi edici olduğu anlamına gelmez. Kolloidal ifadesi öncelikle sistemin fiziksel ve kimyasal yapısıyla ilgili bir terimdir.
Bu nedenle özellikle sağlık amacıyla pazarlanan kolloidal ürünler değerlendirilirken “kolloidal” kelimesinin tek başına bir etkinlik veya sağlık iddiası olmadığı unutulmamalıdır.
Kolloidal Sistemler Nerelerde Kullanılır?
Kolloid bilimi oldukça geniş bir çalışma alanına sahip. Kolloidal sistemlerden;
gıda teknolojilerinde, kozmetik ürünlerde, boya ve kaplama teknolojilerinde, ilaç ve farmasötik araştırmalarda, malzeme biliminde ve çeşitli endüstriyel üretim süreçlerinde yararlanılabilir.
Mayonezden kozmetik kremlere, boyalardan jellere kadar günlük hayatta karşılaştığımız pek çok ürünün fiziksel yapısının anlaşılmasında kolloid kimyasının önemli bir yeri vardır.
Kolloidal Kelimesi Kısaca Ne Anlama Gelir?
Özetlemek gerekirse kolloidal, çok küçük parçacıkların başka bir ortam içerisinde dağılmış durumda bulunduğu sistemleri veya bu sistemlerle ilişkili özellikleri tanımlayan bilimsel bir terim.
Kolloidal sistemler çıplak gözle homojen görünebilse de mikroskobik ölçekte farklı bileşenlerden meydana gelebilir. Parçacıkların boyutu, dağıldıkları ortam ve birbirleriyle olan etkileşimleri kolloidal sistemlerin özelliklerini belirler.
Dolayısıyla internette veya bir ürün açıklamasında “kolloidal” kelimesiyle karşılaşıldığında bunu doğrudan “çözünmüş” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Terim esas olarak çok küçük parçacıkların bir ortam içerisinde dağılmış hâlde bulunmasını ifade eder.








